Academic journal article Journal of Cyprus Studies

Mulkiyet Hakkina Iliskin Davalarda Yeni Bir Strateji Onerisi

Academic journal article Journal of Cyprus Studies

Mulkiyet Hakkina Iliskin Davalarda Yeni Bir Strateji Onerisi

Article excerpt

Ozet

Bireylerin mulkiyet haklariyla ilgili davalar, Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin Loizidou kararindan beri, Kibris sorunu uzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu noktadan hareketle, ilk bakista yalnizca bireysel hak arayisindan ibaretmis gibi gorunmelerine karsin, mulkiyet haklariyla ilgili davalarin siyasi bir islev de yuklendiklerini tespit etmek gerekir. Bu davalarin yuklendigi siyasi islev, davanin acildigi zamana ve davayi acan ya da actiran kisilerin niyetlerine bagli olarak degisebilmektedir. Acilan davalar, bu davalarda yapilan savunmalar ve verilen kararlar, bazi orneklerde, Kibris'ta var olan durumun surdurulebilir olmadigini gosterici, dolayisiyla taraflari kapsamli bir cozum dogrultusunda motive edici sonuclar dogurmaktadir. Baska bazi davalar ise, cozume ve iki toplumun baris icinde bir arada yasayabilecegine olan inanci zayiflatici etkiler yaratmaktadir.

Bu yazida, acilan davalarda savunma yapmamak ya da asgari savunma yapmak ve hicbir karsi dava acmamak uzerine kurulu olan, salt surerdurumu koruma amacli stratejiden vazgecilmesi onerilecektir. Yeni strateji, yapilacak savunmalarla ve acilacak karsi davalarla, ulkedeki olagandisi durumdan her iki toplumun mensuplarinin insan haklarinin ciddi zarar gordugunu, bu nedenle bu durumun surdurulebilir olmadigini vurgulamali ve insan haklari ihlallerinin ancak kapsamli bir cozumle tam olarak ortadan kaldirilabileceginin altini cizmeye odaklanmalidir. Boyle bir strateji, her durumda aracsallastirildigi acik olan hukuku, savasin degil barisin araci haline getirmeye yonelik bir strateji olacaktir.

Anahtar Kelimeler: Kibris, mulkiyet hakki, insan haklari, AIHM, surerdurum, strateji, savunma.

Abstract

Individual property rights have played a significant role in the Cyprus problem since the decision of the European Court of Human Rights in the Loizidou case. Therefore, it should be noted that the lawsuits concerning property rights have a political function, even though they seem, at first, to be only about defending the rights of individuals. The political function of these lawsuits may vary, depending on the timing, and the intentions of the plaintiffs or those who guide the plaintiffs. The lawsuits, the defense, and the decisions at those lawsuits indicate, in some cases, that the status quo in Cyprus is unsustainable, and they therefore lead to conclusions that motivate the involved parties towards a comprehensive settlement. Some other cases, however, weaken the belief that the two communities can live together in peace.

In this article, it will be argued that the strategy that aims to maintain the status quo by not providing a defense or providing a minimal defense in these lawsuits, and not filing any countersuits, must be abandoned. The new strategy should focus on underlining, by means of defense methods and countersuits, the ideas that both communities suffer significantly from violations of their human rights due to the extraordinary situation in the country, that this situation is unsustainable, and that violations of human rights can be avoided only through a comprehensive settlement. In a context where the law is clearly being used as an instrument, such a strategy would be one that uses the law as an instrument for peace, not for war.

Keywords: Cyprus, Property rights, human rights, ECHR, status quo, strategy, defence.

**********

Bireylerin mulkiyet haklariyla ilgili davalar, Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin (AIHM) Loizidou kararindan beri, Kibris sorunu uzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir. Bu noktadan hareketle, ilk bakistayalnizca bireysel hak arayisindan ibaretmis gibi gorunmelerine karsin, mulkiyet haklariyla ilgili davalarin siyasi bir islev de yuklendiklerini tespit etmekte yarar vardir. Bu davalarin yuklendigi siyasi islev, davanin acildigi zamana ve davayi acan ya da actiran kisilerin niyetlerine bagli olarak degisebilmektedir. Acilan davalar, bu davalarda yapilan savunmalar ve verilen kararlar, bazi orneklerde, Kibris'ta var olan durumun surdurulebilir olmadigini gosterici, dolayisiyla taraflari kapsamli bir cozum dogrultusunda motive edici sonuclar dogururken, bazi orneklerde de, cozume ve iki toplumun baris icinde bir arada yasayabilecegine olan inanci zayiflatici etkiler yaratabilmektedir. …

Search by... Author
Show... All Results Primary Sources Peer-reviewed

Oops!

An unknown error has occurred. Please click the button below to reload the page. If the problem persists, please try again in a little while.