Academic journal article Civilacademy Journal of Social Sciences

Ottoman Concept of Cosmos, and Economics: A Philosophic approach/Osmanli Kozmos Tasavvuru Ve Iktisat: Felsefi Bir Yaklasim

Academic journal article Civilacademy Journal of Social Sciences

Ottoman Concept of Cosmos, and Economics: A Philosophic approach/Osmanli Kozmos Tasavvuru Ve Iktisat: Felsefi Bir Yaklasim

Article excerpt

Giris

Kozmos tasavvuru, kulturu olusturan diger temel unsurlar gibi toplum hayatinin butunune nufuz etmistir. Siyasi yapilar, iktisadi uygulamalar ve estetik sosyo-kulturel varliklar kozmos anlayisiyla ic icedir. Butun toplumlari teorilerin--artik avamilesmis--kategorileri cercevesinde anlamak israri; sosyal bilimleri, toplum gercegine munasip gorulen dogrular dunyasi haline getirmistir. Sosyal bilimlerin temel amaci, benzerliklerden yola cikarak model olusturmak degil, farkliliklari arastirmak ve farkliliklardan yola cikarak yeni cozumler uretmek olmalidir. Ulkelerin birbirine benzedikleri gunumuzde bile bizleri--hem fert hem toplum duzeyindefarkli birer sahsiyet kilan unsurlar; ontolojik, kozmolojik, kozmogonik ve epistemik varligimizdir.

Farkli kultur, esyanin hakikatine dair farkli bir bakis demektir. Farkliliklar, insanoglunun esya ile kurdugu iliskilerin cesitliligini ve eylem repertuvarinin zenginlesmesini dogurur. Sosyal bilimler basarili olmak adina, kendini sahsiyet kilan degerlerle beraber bir anlam tasiyan insani ve toplumu butun olarak kavramaya calismak yerine, kulturel ozellikleri disarida birakmaktadir. Bu tavir; epistemoloji baglaminda dogru kabul edilenlerle insa edilmis bilgi evrenlerinin olagan isleyisi olarak gozukebilir. Ancak, dunya epistemolojik bir tercihle degil, esya uzerinde mutlak hakimiyet kurmaya yonelik eylemlere mesruiyet kazandiran bir teknikle karsi karsiyadir. Varligin, ne kadar ise yariyorsa o kadariyla tanimlanmasi ve sinirlandirilmasi; insanin daima baska bir hale gecebilme sans ve ozgurlugunun elinden alinmasi demektir. Bu ayni zamanda kozmos tasavvurunun ilhamiyla, insanin yenilikler dusunmesinin de durmasi demektir.

Genel hatlariyla butun toplumlarin kulturlerinde esasli bir yer tutan kozmolojik ve ontolojik tasavvurlarla, insan hayati arasindaki baglari anlamaya calismak, hem gunumuzun maddilesmis dunyasinda kolay degildir, hem de cogunlukla muhatap bulamaz. Tarif edilemeyenin bilincli tercihlerle gozardi edilerek, hayatin disina cikarilmaya calisildigi bir dunyada, olgulara tarihi ve felsefi boyutlariyla bakma gayretimiz; gelecek nesiller icin yeni ve farkli arayislara eslik edebilecek bir arayistan ibarettir.

Insanlarin hatirlayacagi seyler olmali ki, gelecegi de olabilsin.

Osmanli da Kozmos Dusuncesi

Osmanli Toplumu da, kendinden onceki pek cok kultur ve uygarlik gibi alemin ilahi bir nizami oldugu dusuncesini surdurmustur. Bu nizam, "Canli, iyi ve duzenli bir butun." dur(Cevizci,1996). Grek dusuncesinin Aristoteles le varmis oldugu kozmos tasavvurunda ise "canli" olmaktan mekanik olmaya dogru bir gecis vardir. Tanri, kendisi gibi ezeli olan varliga ilk hareketi vermis ve birakmistir(Kaya, 1983:218). Tanri gibi ezeli olan madde, sonrasinda formlara bagli olarak hareketine devam edecektir. Aristoteles sisteminde esyanin, daha dogrusu "cevherler" in ontolojik yapisi, bir "tamamlanmislik" icerisinde degerlendirilir. Cevher; tipki mahiyet, vucut ve birlik kavramlarinin ayniyyeti gibi, hicbir bosluga imkan tanimayan ontolojik bir blok olarak kavranir (Izutsu, 1995:134). Grek felsefesi ve ozellikle de Aristoteles icinde yasadigimiz cografyada sekizinci yuzyilin basindan itibaren bilinmesine ragmen, kozmos tasavvuru ya tevil edilmis, ya da kayitsiz kalinmistir. Cunku belli formlardan olusan kozmosun varacagi karar noktasi, "canli, iyi ve duzenli bir butun"e benzestirilerek insa edilen cansiz ve kozmografik bir duzenek olacaktir. Osmanli icin ise kozmolojik olanla ontolojik olan ic ice gecmis bir muhtevaya sahiptir ve daima canlidir.

Osmanli duzeninin mesruiyet kaynagi Muslumanlik, diger tevhidi dinler gibi tarihin daima bir akis icerisinde oldugu dusuncesini tekrar etmistir. Akis, geriye donusu olmayan bozuluslarla varilacak bir son gune dogrudur ancak, bozulusun her aninda kozmos tasavvuru, bir duzen umidi olarak insani beklemektedir. Tanri, yaratma fiilini her an surdurmektedir; insanin kozmosa uygun ya da degil butun fiillerine can vermektedir. …

Search by... Author
Show... All Results Primary Sources Peer-reviewed

Oops!

An unknown error has occurred. Please click the button below to reload the page. If the problem persists, please try again in a little while.