Academic journal article Civilacademy Journal of Social Sciences

Reunderstanding of the Concept Parrhesia and Emotional Feelings in Journalism Ethic aspect/Parrhesias Ve Duygusal Zeka Kavramlarini Gazetecilik Etigi Baglaminda Yeniden Dusunmek

Academic journal article Civilacademy Journal of Social Sciences

Reunderstanding of the Concept Parrhesia and Emotional Feelings in Journalism Ethic aspect/Parrhesias Ve Duygusal Zeka Kavramlarini Gazetecilik Etigi Baglaminda Yeniden Dusunmek

Article excerpt

Giris

Gazetecilik ve ahlak iliskisi cesitli duzlemlerde tartismayi gerekli kilmaktadir. Bunun nedeni ise mevcut durumda gazetecilerin meslekleri ile kurduklari iliskide ahlakli olmanin yeter ve sart ilkesinin "meslek ilkeleri" ne olan baglilik ile aciklaniyor olmasidir. Sure giden ahlak tartismalari gazetecilerin bu ilkelerle kurduklari iliski, tutum ve davranis uzerinden degerlendirilmektedir. Oysa gazetecilik meslegi, dolayisiyla insan iliskileri belirli ilkeler manzumesi icinde dusunulemeyecek kadar karmasiktir. Bu anlamda gazetecilik ve ahlak iliskisi farkli perspektiserden yeniden ele alinmayi zorunlu kilmaktadir. Bu metin gazetecilik etigi meselesini iki kavrama dayanarak yeniden dusunmeyi denemektedir. Bunlardan ilki Euripides'in parrhesias yani hakikati soylemek, digeri ise duygusal zeka kavramidir. Gazetecilik meslegi insan iliskileri baglami nda sadece rasyonel aklin dolasimda oldugu bir meslek degildir. Her gun cesitli insan iliskileri ile meslegini yerine getiren gazetecinin hem parrhesias yani hakikati soyleyen hem de duygularini iyi yonetebilen olmasi gerekmektedir. Bu metin, hakikati soylemek ile duygusal zeka kavramlarindan yola cikarak gazetecilik ve meslek etigi sorununa baki s denemesidir.

Gazetecilik ve Hakikati Soylemek

Parrhesia sozcugu Yunan edebiyatinda ilk kez Euripides tarafindan (M.O 484-407) kullanilmistir. Foucault 1983'de Berkeley'deki California Universitesi'nde "Soylem ve Hakikat" uzerine verdigi alti derslik seminer dizisinde Antik Yunan'daki parrhesia- ya da "hakikati, soyleme konusundaki durustluk" mevhumunu aciklamaktaydi. Kavramsal tanima gore parrhesia egemen karsisinda "oteki"nin her turlu riski goze alarak konusmasidir. Parrhesiastes ise bu riski goze alarak parrhesia'yi kullanan insana karsilik gelmektedir. Foucault'a gore ise parrhesiastes, aklinin dibindeki her seyi soyleyen, kendini afise eden ve bu sayede yureginin ve zihninin en dipsiz kuyularini dahi baskalarina acabilen kisiyi anlatir.

Gazetecilik meslegi de hakikati ve gercekleri en iyi sekilde aktaran olmalidir. Bu anlamda Parrhesia kavrami gazetecilik meslek pratigi ve ahlakini da yakindan ilgilendirmektedir. Gazeteciler ne kadar parrhesiastes'lesebilirse o kadar iyi bir gazeteci olacakti r. Bu kavrayista oncelikle topluma ama en cok da insanin kendisine karsi durust olmasina vurgu yapilmaktadir. Cunku parrhesiastes her turlu baskiya karsi hakikati, yalnizca inandigi hakikati soylemeyi bir odev saymistir; yalanlar uzerine kurulan ittifaklar, sahte tebessumler, cikar dayanismalari, olan bitene sessiz kalmanin getirecegi odul ve mukafatlardan cok uzaktadir. Parrhesiastes dogrudan, suslu cumlelerin pesine dusmeden, kimseye tahakkum kurmayi amaclamadan, elestirmeyi hedeseyerek, cesaretle ve ahlaki bir sorumluluk dahilinde gorevini yerine getirir. Dogru oldugunu dusundugunu degil, dupeduz dogru olani soyler. O dogruyu soyler, cunku soylediginin dogru oldugunu bilir ve soyledigi gercekten dogrudur.

Foucault, Euripides'in bu kavramsallasti rmasinin gunumuzde de gecerli olabilece gini vurgular. Ona gore, hakikati soyleyen icin artik retoriklerin kuracagi tahakkume ihtiyac duymamaktadir; o nedenle aracisiz konusur, bastirilamaz bir duygu dahilinde, icin- den yukselen bir zorunlulukla hakikati anlatir ve anlatinin sonuclarini onemsemez. Anlati rken muktedirlere boyun egmez, devlet danismanligindan, muktedir yakinligindan 'ote'de kurar sozcuklerini. Cunku hakikati soylemek onun vazgecemeyecegi ahlaki bir odevdir.

Bu odevi ile oncelikle kendi kendisine durust olmayi secen parrhesiastes 'ben'ligini devletler ve muktedirlerin kirletemeyecegi bir mesafede yeniden kurar. Hangi konularda hakikati soylemek onemlidir? Kim hakikati soyleyebilecek durumdadir? Bir kimsenin kendisini hakikat anlaticisi olarak tanitmasi ni ve boyle gorulmesini saglayacak ahlaki, etik ve ruhsal kosullar nelerdir? Hakikati soylemenin sonuclari nedir? Bunun iktidarla olan iliskisi nedir? …

Search by... Author
Show... All Results Primary Sources Peer-reviewed

Oops!

An unknown error has occurred. Please click the button below to reload the page. If the problem persists, please try again in a little while.