Academic journal article Business and Economics Research Journal

Kurumsal Yapinin Ekonomik Büyüme ÜZerindeki Etkileri: G-20 ÜLkeleri ÜZerinde Bir Uygulama (1996-2014)/the Effects of Institutional Structure on Economic Growth: An Application on G-20 Countries (1996-2014)

Academic journal article Business and Economics Research Journal

Kurumsal Yapinin Ekonomik Büyüme ÜZerindeki Etkileri: G-20 ÜLkeleri ÜZerinde Bir Uygulama (1996-2014)/the Effects of Institutional Structure on Economic Growth: An Application on G-20 Countries (1996-2014)

Article excerpt

(ProQuest: ... denotes formulae omitted.)

1.Giriç

Ekonomik büyüme kavrami, iktisadi dü§üncenin evrimi içerisinde ve birbirini izleyen iktisadi ekollerin her birinde önemli bir yer tutmuç ve iktisadi hayatin hemen her döneminde en çok tartiçilan ve araçtirilan konulari arasinda yer almiçtir. Bu dogrultuda tarihsel süreç içerisinde birbiri ardina ortaya konulan iktisadi büyüme teorileri, ülkeler arasindaki ekonomik büyüme ve geliçmiçlik/gelir düzeyi farkliklarini içinde bulunulan dönemin koçullari altinda açiklamaya çaliçmiçlardir.

Uzun vadeli ve üretim kapasitesindeki artillarla ilgili bir kavram olan ekonomik büyüme, ekonominin kurumsal yapisi veri olarak alindiginda birey baçina düçen üretim faktörlerinin (sermaye, i§gücü, dogal kaynaklar vb.) fiziki miktarlarinin artmasi ve/veya ortalama verimliliklerinin yükselmesi gibi temelde iki etkenle meydana gelmektedir. Ekonomik büyümenin ve ülkeler arasindaki büyüme farkliliklarinin nedenlerini açiklamaya yönelik olarak geliçtirilen geleneksel (Klasik, Keynesyen ve Neo-Klasik) ile modern (içsel) büyüme teorilerinde, ekonomik büyümenin temel belirleyicisi olarak genelde bu iki etken üzerinde durulmakta ve ekonominin kurumsal yapisinda meydana gelen geliçmeler dikkate alinmamaktadir.

Bu yönüyle, ekonomik büyüme sürecini sadece iktisadi faktörlerle açiklamaya çaliçan Klasik ve Keynesyen büyüme teorilerinin ülkeler arasindaki gelir düzeyi farkliliklarini açiklamakta yetersiz kalmasi, teknolojinin diçsal ve sabit oldugu varsayimi üzerine kurulan Neo-Klasik büyüme modellerinin öngörülerinin de gerçekleçmemesi literatürde yeni büyüme teorilerinin ortaya çikmasina ortam hazirlamiçtir. içsel Büyüme modelleri olarak da ifade edilen bu yeni büyüme teorileriyle birlikte ülkeler arasindaki ekonomik büyüme ve gelir düzeyi farkliliklari iktisadi faktörlerin yani sira iktisadi olmayan faktörlerle de açiklanmaya çaliçilmiçtir (Berber, 2011: 143). içsel büyüme teorileriyle birlikte büyüme literatüründe agirligi giderek artan kuramsal ve ampirik çaliçmalarda, fiziki-beçeri sermaye birikimi, teknolojik geliçme düzeyi, demografik-cografi etkenler, gelir dagilimi ve kurumsal yapi gibi iktisadi ve iktisadi olmayan bir dizi faktör ülkeler arasindaki ekonomik büyüme ve gelir düzeyi farkliliklarinin temel açiklayicilari olarak ele alinmaktadir (Kucuker, 2003: 6).

Kurumsal iktisat yaklaçiminda ise geleneksel ve modern büyüme teorilerinden farkli olarak ülkeler arasindaki ekonomik büyüme ve gelir düzeyi farkliklari sahip olunan farkli nitelikteki kurumsal yapilarla açiklanmaktadir. Kurumsal iktisada göre, diger büyüme teorilerinin ekonomik büyümenin belirleyicileri olarak öne sürdügü iktisadi ve iktisadi olmayan faktörler, ülke ekonomilerinin sahip oldugu kurumlarin ve kurumsal yapinin saglamiç oldugu teçviklerin sonucunda ortaya çikmaktadir. Bu yönüyle kurumsal iktisatta söz konusu faktörler, ekonomik büyümenin nedeni degil sonucu olarak ele alinmakta ve ülke ekonomilerinin sahip oldugu kurumlar ve kurumsal yapi ekonomik büyüme analizlerinde odaklanilmasi gereken temel noktayi oluçturmaktadir (Hayaloglu, 2012: 3).

Öyle ki ülke ekonomilerinde sahip olunan siyasal ve toplumsal ortamin yani kurumsal yapinin düzeyi; mülkiyet haklarinin saglamligi, yolsuzluk algisinin düçüklügü, politik-ekonomik hak ve özgürlüklerin korunmasi, siyasal istikrarin saglanmasi, hukukun üstünlügü vb. gibi kaynaklarin etkin kullanimindadagiliminda önemli olan unsurlari yansitmaktadir. Bu anlamda etkin bir çekilde içleyen kurumsal yapi, ülke ekonomilerinde kaynak isratini önleyerek, piyasa aksakliklarini ortadan kaldirarak, belirsizlikleri azaltip içlem maliyetlerini düçürerek, pozitif diçsalliklar yaratarak, yatirimlar için güvenli bir ortam yaratmakta ve giriçimcileri üretken yatirimlara yönlendirmektedir. Diger bir deyiçle, ülke ekonomilerinde uzun vadeli ve sürdürülebilir ekonomik büyüme, ancak ekonomideki kurumlarin ve kurumsal yapinin üretim-yatirim kararlarini teçvik edebildigi ö^üde gerçekleçmektedir (Pamuk, 2014: 40-41). …

Search by... Author
Show... All Results Primary Sources Peer-reviewed

Oops!

An unknown error has occurred. Please click the button below to reload the page. If the problem persists, please try again in a little while.