Academic journal article Business and Economics Research Journal

Kyoto Protokolünün Karbon Emisyonu ÜZerine Etkisi: Kirilmali Panel Birim Kök Analizi 1

Academic journal article Business and Economics Research Journal

Kyoto Protokolünün Karbon Emisyonu ÜZerine Etkisi: Kirilmali Panel Birim Kök Analizi 1

Article excerpt

(ProQuest: ... denotes formulae omitted.)

1. Giriş

İklim değişikliği 21. yüzyılda insanlığın en önemli sorunlarından biri olarak görülmektedir. Bu nedenle, küresel sera gazı salımını azaltmayı hedefleyen uluslararası anlaşmalar önem kazanmaktadır. İklim değişikliğinin en önemli sonucu olarak küresel ısınmanın nedeni atmosfere salınan toplamsal birçok farklı sera gazı olsa da, karbon dioksit (CO2) gazının diğer gazlardan çok daha fazla olması nedeniyle ülkeler için CO2 gazının salımının azaltılması temel hedef olmaktadır. Bu amaç doğrultusunda uluslararası bir anlaşma olan Kyoto protokolü 1997 yılında birçok ülke tarafından imzalanmış ve 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. Kyoto protokolüne göre Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesini (United Nations Framework Convention on Climate Change-UNFCCC) imzalayan endüstrileşmiş ülkeler (Annex-I ülkeleri) karbon salımlarını 2012 yılına kadar 1990 seviyelerinin %5.2'si düzeyinde azaltmalarını taahhüt etmişlerdir (UNFCCC, 2015). UNFCCC altındaki ülkeler, içerisinde Avrupa Birliği ülkeleri de olan ve "gelişmiş ülkeler (Annex-II ülkeleri)", "geçiş aşamasındaki ülkeler" ve "diğerleri" olmak üzere üç gruba ayrılmışlarıdır. Annex-II ülkeleri 24 gelişmiş ülkeden oluşmakta ve iklim değişikliğinin olası etkilerini yönetmenin dışında diğer ülkelere karbon emisyonlarını azaltmaları ve iklim değişikliği ile mücadele için fınansal ya da teknik destek vermekle yükümlüdürler.

2015 yılında imzalanan Paris anlaşmasına kadar; 2007 yılında aynı zamanda Kyoto ülkesi olan Avrupa Birliği ülkelerince kabul edilen ve içerisinde ciddi sera gazı azaltım hedefleri bulunduran enerji ve iklim değişikliği paketi gibi anlaşmalar sayılmaz ise; Kyoto protokolü küresel sera gazı salımı azaltımı konusunda imzalanan en rekabetçi ve en spesifik hedefleri olan bir anlaşma olmuştur (Kumazawa ve Callagan, 2012). Kyoto ülkelerinin büyük bölümünün Avrupa ülkeleri olması, Avrupa ülkelerinin ayrıca kendi aralarında azaltım hedefleri koymasına rağmen; 1997'den bu yana CO2 salımı küresel düzeyde artmaya devam etmiştir. Dünya bankası 2015 raporuna göre 1990'da 22.4 milyon tmt (thousand mtric tons) olan CO2 salımı 2011'de 36.4 milyon tmt'ye ulaşmıştır (WB, 2015). Dahası, 1990 yılında kişi başı karbon salımı 4.2 metrik ton iken 2011 yılında %17 artarak 4.9 metric tona ulaşmıştır. Bu sonuçlardan birçok ülkenin sera gazı azaltım hedeflerinin çok uzağında olduğu ortaya çıkmaktadır.

Birçok çalışma ekonomik büyüme ile sera gazı emisyonları arasındaki ilişkiye odaklamıştır. Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE) hipotezinin geçerliliğini sınayan çalışmalar ekonomik büyümenin salımlar üzerindeki tersU U ilişkisinin geçerliliğini test etmektedir (Grossman ve Kruger, 1991, 1994; Shafık, 1994; Selden ve Song, 1994; Holtz-Eakin ve Selden, 1995; Bölük ve Mert, 2014, 2015; Mert ve Bölük, 2016). ÇKE hipotezi ile beraber enerji tüketiminin, uluslararası ticaretin, doğrudan yabancı yatırımların ve yenilenebilir enerjinin karbon salımları üzerine etkilerini araştıran bir çok çalışma söz konusudur (Apergis ve Payne, 2009; Halicioglu, 2009; Sadorsky, 2009; Marrero, 2010; Pao ve Tsai, 2011; Suleiman vd, 2013; Chandran ve Tang, 2013; LopezMenenedez vd., 2014; Kivyiro ve Arminen, 2014; Bölük ve Mert, 2015; Bastola ve Sapkota, 2015; Çağlar ve Mert, 2017). ÇKE hipotezine ilişkin bu çalışmalar ekonomik değişkenlerle salımlar arasındaki ilişkilere yönelik yararlı bilgiler sunarken CO2 salımlarının davranışı ve salımların Kyoto protokolünden nasıl etkilendikleri konusunda hiç bir ipucu vermemektedir. Literatüre bakıldığında Kyoto protokolünün emisyonlar üzerindeki etkilerini ortaya çıkaran yeteri kadar ampirik çalışmanın olmadığı görülmektedir.

Bu çalışmanın asıl amacı şu soruya bir cevap bulmaktır: Kyoto protokolünün global sera gazı emisyonunun azaltılmasına olan etkisi nedir? Sera gazı emisyonunun artışı ve sonucunda iklim değişikliğinin gezegenin önündeki en önemli sorunlardan biri haline gelmesi ve bu sorunun ancak uluslararası anlaşmalarla çözülebilecek olması Kyoto protokolü gibi anlaşmaların etkisinin bilinmesinin özellikle sonraki anlaşmalara ışık tutması açısından önemi vardır. …

Search by... Author
Show... All Results Primary Sources Peer-reviewed

Oops!

An unknown error has occurred. Please click the button below to reload the page. If the problem persists, please try again in a little while.